Barındırmayı fiyata göre değil, sitenin nasıl çalıştığına ve bakımını kimin yapacağına göre seçin. Sunucuda çalışan bir CMS için yönetilen paylaşımlı ya da yönetilen paket, önceden üretilen sayfalar için statik/edge barındırma, özel ihtiyaçlar için VPS veya bulut uygundur. Yedekleme, SLA, sunucu konumu ve KVKK yurt dışı aktarım konusunu sözleşmeden önce netleştirin.
"Hangi hosting daha iyi?" sorusunun tek bir cevabı yok. Aynı kurumsal site, bir yapıda sorunsuz çalışırken başka bir yapıda her ay güncelleme ve güvenlik işi çıkarabilir. Bu yazıda barındırma türlerini yönetim yükü ve risk açısından karşılaştırıyor, sonra seçim adımlarını sıralıyoruz. Firma önerisi yapmıyoruz; örnek verdiğimiz dokümanlar yalnız kavramları göstermek için.
Barındırma türleri: kime uygun, yükü kimde?
Barındırma türleri arasındaki asıl fark, sunucunun hangi katmanını sizin yönettiğiniz. Bulut sağlayıcılarının "paylaşılan sorumluluk" modeli bunu iyi özetliyor: sağlayıcı altyapının güvenliğinden, müşteri ise kendi kurduğu şeyin güvenliğinden sorumlu. Sanal sunucu gibi altyapı hizmetlerinde işletim sistemi güncellemeleri, güvenlik yamaları ve güvenlik duvarı ayarları müşteriye düşüyor; daha soyut hizmetlerde bu yük sağlayıcıya kayıyor 4.
| Tür | Kime uygun | Yönetim yükü | Ölçeklenme | Başlıca risk |
|---|---|---|---|---|
| Paylaşımlı | Az trafikli tanıtım siteleri, küçük WordPress kurulumları | Düşük; sunucu sağlayıcıda, uygulama sizde | Sınırlı; paket yükseltmeyle | Aynı sunucudaki diğer sitelerden etkilenme, eski yazılım sürümleri |
| Yönetilen CMS paketi | WordPress gibi tek bir sistemle çalışan siteler | Düşük-orta; güncelleme ve yedek kısmen sağlayıcıda | Paket sınırları içinde | Sağlayıcıya bağımlılık, eklenti kısıtları |
| VPS | Özel yazılım, özel sunucu ayarı gereken projeler | Yüksek; işletim sistemi, yama, güvenlik duvarı sizde | Elle; daha büyük sunucuya geçiş | Bakımı yapılmayan sunucu |
| Bulut (IaaS/PaaS) | Değişken trafik, çok bileşenli uygulamalar | Seçilen hizmete göre orta-yüksek | Otomatik ölçeklenme mümkün | Yanlış yapılandırma, öngörülmeyen maliyet |
| Statik / edge | Sayfaları önceden üretilen siteler, headless kurgular | Düşük; sunucu yönetimi yok denecek kadar az | Trafik CDN üzerinden dağılır | Dinamik işler için ek servis gerekmesi |
Bu tablo bir sıralama değil. Paylaşımlı barındırma, kimsenin sunucuya bakmayacağı bir VPS'ten çoğu zaman daha güvenlidir. Bulut da doğru yapılandırılmazsa esneklikten çok karmaşıklık getirir.
Statik ve edge barındırma, CDN nedir?
CDN (içerik dağıtım ağı), birçok konuma yayılmış ve verinin kopyalarını tutan sunucular grubudur; istek, kullanıcıya en yakın sunucudan karşılanır. MDN'e göre CDN'ler stil ve betik dosyaları gibi statik varlıkların yanında, HTML, CSS ve JavaScript'ten oluşan statik bir siteyi tamamen de sunabilir 1. Cloudflare da önbelleğini, sık erişilen içeriğin kopyalarının kullanıcıya kaynak sunucudan daha yakın veri merkezlerinde tutulması olarak tanımlıyor 3.
"Edge barındırma" denince kastedilen genellikle şudur: sayfalar derleme sırasında üretilir ve doğrudan CDN'den sunulur, kaynak sunucu her istekte çalışmaz. Vercel'in dokümanı, statik siteler ve pazarlama sayfaları için sayfaların derleme anında üretilip kaynağa gitmeden CDN'den sunulabileceğini; içerik değiştiğinde sayfaların arka planda yeniden üretilebileceğini anlatıyor 2. Aynı dokümanda HTTPS sertifikalarının otomatik sağlandığı da belirtiliyor 2.
Bu yaklaşımın bedeli de var: iletişim formu, arama, üye girişi gibi dinamik işler için sunucusuz fonksiyonlar ya da ayrı bir servis gerekir. İçeriği kimin, hangi panelden güncelleyeceği de baştan planlanmalı. Bu kurgu çoğunlukla headless bir içerik yönetim sistemiyle birlikte kullanılır; ayrıntıları headless CMS nedir yazısında anlattık.
Sunucu konumu ve KVKK: yurt dışına aktarım
Sunucunun nerede olduğu iki açıdan önemlidir: hız ve kişisel veri. Hız tarafında CDN, içeriği kullanıcıya yakın noktalardan sunduğu için kaynak sunucunun konumunun etkisini azaltır 1. Kişisel veri tarafı ise daha dikkat isteyen konu.
2024'te 6698 sayılı Kanun'un 9. maddesi değişti ve ayrıntılar 10 Temmuz 2024'te Resmî Gazete'de yayımlanan yönetmelikle düzenlendi. Yönetmelik, yurt dışına aktarımı kişisel verilerin yurt dışındaki bir veri sorumlusuna ya da veri işleyene iletilmesi veya başka bir yolla erişilebilir hâle getirilmesi olarak tanımlıyor 7. Aktarım için yeterlilik kararı, uygun güvenceler (standart sözleşme, bağlayıcı şirket kuralları, yazılı taahhütname) ya da arızi aktarım istisnaları gibi yollar öngörülüyor 7. Standart sözleşme, imzaların tamamlanmasından itibaren beş iş günü içinde Kurum'a bildirilmek zorunda; Kurum bunun için çevrim içi bir bildirim modülü de açtı 8.
Web sitesi açısından pratik soru şu: iletişim formları, teklif talepleri, üyelik ya da sipariş verileri nerede tutuluyor? Barındırma, form servisi, e-posta ve analitik sağlayıcıları yurt dışındaysa bu akışların her biri ayrı değerlendirilmeli. Çerez ve aydınlatma metinleri tarafını KVKK ve çerez bandı yazısında ele aldık.
Yedekleme ve SLA: sözleşmede neye bakmalı?
Yedekleme konusunda sağlayıcıya sorulacak sorular net: yedek ne sıklıkla alınıyor, kaç gün saklanıyor, aynı altyapıda mı duruyor, geri yükleme kim tarafından ve ne kadar sürede yapılıyor? Sağlayıcının yedeği olsa bile, sizin erişebildiğiniz ayrı bir konumda düzenli bir kopya tutmak bağımlılığı azaltır.
SLA (hizmet düzeyi sözleşmesi), sağlayıcının erişilebilirlik taahhüdüdür. Örnek olarak Google Cloud'un sanal sunucu SLA'sı, erişilebilirliği aylık çalışma süresi yüzdesiyle ölçüyor; taahhüt karşılanmazsa hizmet kredisi veriyor, planlı bakım ve müşteri kaynaklı sorunları kapsam dışında tutuyor ve kredinin müşteri tarafından talep edilmesini istiyor 5. Bu yapı sektörde yaygındır ve bir şeyi açıkça gösterir: SLA kesintiyi önlemez, yalnız kesinti sonrası ne olacağını tanımlar. Kaybedilen satış ya da itibar tazmin edilmez.
Bu yüzden SLA'ya güvenmek yerine kendi izlemenizi kurun. Sitenin ana sayfasını ve iletişim formunu birkaç dakikada bir dışarıdan kontrol eden bir erişilebilirlik izleme servisi, kesintiyi müşteriden önce fark etmenizi sağlar. Kesinti kayıtları, sağlayıcıdan kredi talep ederken de elinizdeki tek somut kanıttır. Uyarıların tek bir kişiye değil, ortak bir kanala ya da birden fazla kişiye gitmesi gerekir; tatildeki bir çalışanın telefonuna düşen uyarı, hiç gelmemiş uyarıyla aynı sonucu doğurur.
Yazılım sürümleri de sözleşme kadar önemli. WordPress kullanıyorsanız, WordPress.org'un güncel önerisi PHP 8.3 veya üstü ile MySQL 8.0 ya da MariaDB 10.11 veya üstü; daha eski sürümler çalışabilse de resmi destek süresi biten sürümlerin sitenizi güvenlik açıklarına maruz bırakabileceği belirtiliyor 6. Sağlayıcının hangi sürümleri sunduğunu ve ne zaman güncellediğini sorun.
Sık yapılan hatalar ve maliyeti belirleyen etkenler
Barındırma kararlarında sorun çoğu zaman paketin kendisinden değil, varsayımlardan çıkar. Sık karşılaşılan hatalar şunlar:
- E-postayı ve siteyi aynı pakete bağlamak. Paket değiştiğinde ya da sunucu sorun yaşadığında e-posta da durur. Kurumsal e-postayı ayrı bir hizmette tutmak, site taşımalarını çok daha sakin hâle getirir; bunun için yalnız MX ve ilgili TXT kayıtlarını doğru yönetmeniz yeterlidir.
- Hesabı kişisel e-postayla açmak. Barındırma hesabı, alan adı gibi şirket adına ve ortak bir kurumsal adresle açılmalı. Aksi hâlde fatura, yenileme ve güvenlik uyarıları ayrılan kişinin kutusunda kalır.
- Yalnız ilk yıl fiyatına bakmak. Yenileme ücreti, ek alan, yedek saklama ve trafik aşımı ücretleri toplam maliyeti belirler. Sözleşmede bu kalemlerin yazılı olup olmadığına bakın.
- Kaynakları tahminle büyütmek. Yavaşlığın nedeni çoğu zaman sunucu gücü değil; optimize edilmemiş görseller, gereksiz eklentiler ya da önbelleğin kapalı olmasıdır. Daha büyük paket almadan önce bu kalemleri kontrol edin.
- Çıkış planı yapmamak. Bazı paketlerde yedekler yalnız sağlayıcının paneline özgü bir biçimde alınır. Dosyalarınızı ve veritabanınızı standart bir biçimde dışa aktarabildiğinizden emin olun.
Maliyeti rakamla değil etkenlerle düşünmek daha doğru: sitenin dinamik mi statik mi olduğu, trafik miktarı ve dalgalanması, veritabanı ihtiyacı, yedek saklama süresi, destek seviyesi ve yönetim işinin kimde olduğu. Statik ve edge barındırmada maliyet çoğunlukla istek ve veri aktarımı üzerinden oluşur 2; sunucu kiralamada ise sabit kaynak bedeli öne çıkar. Hangisinin uygun olduğu, sitenin trafik profiline bağlıdır. Proje bütçesinin nasıl oluştuğunu web sitesi fiyatları yazısında anlattık.
Barındırma seçimi adım adım
- Sitenin teknik yapısını yazın: hangi CMS ya da çerçeve, hangi dil sürümü, veritabanı gerekiyor mu, dinamik özellikler neler?
- Bakımı kimin yapacağını belirleyin. Sunucu yönetecek biri yoksa VPS ve ham bulut sunucusunu listeden çıkarın 4.
- Trafik profilini tahmin edin: düzenli mi, kampanya dönemlerinde ani artışlar var mı? Ani artışlar için CDN'li ya da ölçeklenebilen yapılar daha uygun 1.
- Kişisel veri akışlarını çıkarın: form, e-posta, analitik ve yedeklerin nerede tutulduğunu listeleyin; yurt dışı aktarım varsa danışmanınızla aktarım aracını belirleyin 7.
- Yedekleme politikasını sorun: sıklık, saklama süresi, konum, geri yükleme süreci.
- SLA'yı okuyun: erişilebilirlik oranı, kapsam dışı durumlar, kredi koşulları 5.
- Yazılım sürümlerini ve güncelleme takvimini kontrol edin 6.
- Çıkış planı yapın: verilerinizi ve dosyalarınızı hangi biçimde, ne kadar sürede alabileceğinizi öğrenin.
Barındırma seçildikten sonra işin sürekli kısmı başlar: güncellemeler, yedek testleri, izleme ve yenileme takibi. Bunun neleri kapsadığını web sitesi bakımı yazısında, bu işleri nasıl üstlendiğimizi bakım ve destek hizmet sayfamızda bulabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Sitenin nasıl üretildiğine bağlı. WordPress gibi sunucuda çalışan bir sistem kullanıyorsanız, güncel PHP sürümü sunan ve yedekleme yapan yönetilen bir paylaşımlı ya da yönetilen WordPress paketi çoğu zaman yeterlidir. Sayfaları önceden üretilen bir site ise statik ya da edge barındırma, sunucu yönetimi yükünü büyük ölçüde ortadan kaldırır.
Hayır. VPS size daha fazla kaynak ve kontrol verir ama işletim sistemi güncellemeleri, güvenlik duvarı ve yazılım yamaları da size geçer. Bulut sağlayıcılarının paylaşılan sorumluluk modeli de sanal sunucularda bu işlerin müşteride olduğunu açıkça yazıyor. Bu işleri yapacak biri yoksa VPS, paylaşımlı barındırmadan daha riskli olabilir.
Otomatik olarak yasak değildir ama değerlendirme gerektirir. Formlardan toplanan kişisel veriler yurt dışındaki bir sağlayıcıda tutuluyorsa bu, yurt dışına aktarım sayılabilir ve yeterlilik kararı, standart sözleşme gibi bir aktarım aracına dayanması gerekir. Standart sözleşme imzalandıktan sonra beş iş günü içinde Kurum'a bildirilir. Kendi durumunuz için KVKK danışmanınıza başvurun.
SLA, sağlayıcının belirli bir dönemde hizmetin erişilebilir olacağını taahhüt ettiği orandır. Oran karşılanmazsa çoğu zaman sonraki faturaya hizmet kredisi verilir; kaybettiğiniz satış tazmin edilmez. Planlı bakımlar ve müşteri kaynaklı sorunlar genellikle hesaba katılmaz ve krediyi belirli bir süre içinde sizin talep etmeniz gerekir.
Tek başına yeterli değildir. Sağlayıcının yedeği aynı altyapıda durabilir, saklama süresi kısa olabilir ya da hesap kapandığında erişilemez hâle gelebilir. Sağlayıcı yedeğinin yanında, sizin kontrol ettiğiniz ayrı bir konumda düzenli bir kopya tutun ve geri yüklemeyi ara ara deneyin. Sağlayıcıdan yedek sıklığını ve saklama süresini yazılı olarak isteyin.
Kaynaklar
- 1MDN Web Docs. CDN
- 2Vercel Docs. Vercel CDN overview
- 3Cloudflare Docs. Cloudflare Cache
- 4Amazon Web Services. Shared Responsibility Model
- 5Google Cloud. Compute Engine Service Level Agreement
- 6WordPress.org. WordPress Requirements
- 7Resmî Gazete. Kişisel Verilerin Yurt Dışına Aktarılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik
- 8Kişisel Verileri Koruma Kurumu. Standart Sözleşme Bildirim Modülü Hakkında Kamuoyu Duyurusu
websitemx Editör Ekibi
Bu yazı ekibimizin editoryal sürecinden geçti: kaynaklar tek tek doğrulandı, sayısal iddialar kaynağa bağlandı. Yayın ilkelerimiz
Bakım ve Destek
Güncelleme, yedek, izleme, güvenlik ve küçük geliştirmeler; aylık ve yazılı kapsamla.
